KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/22586 E., 2017/2179 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2017
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davacı-karşı davalı erkek tarafından; kendi boşanma davasının zina hukuki sebebine dayalı olarak kabul edilmemesi ve tazminatların miktarı yönünden davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, kendi reddedilen boşanma davası ile erkeğin boşanma davasının kabulü, manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının kendi boşanma davasının reddine yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı-karşı davalı erkek "aynı" boşanma davasında birden çok hukuki sebebe dayanarak öncelikle Türk Medeni Kanunu m.161 (zina nedenli) olmadığı takdirde, Türk Medeni Kanunu m.162, Türk Medeni Kanunu m.163'de gösterilen hukuki sebeplerle boşanma isteminde bulunmuştur. Davacı-karşı davalı erkeğin genel boşanma sebebine (TMK m.166/1) dayalı bir talebi bulunmamaktadır. Münhasıran özel boşanma sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasında genel boşanma sebebine (TMK m.166/1) dayalı olarak karar verilmesi mümkün değildir. Zira, hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır (HMK m.26/1). Mahkemece deliller (bu nedene dayalı boşanma talebi bulunmadığı halde) Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi çerçevesinde değerlendirilmiş, Türk Medeni Kanununun
161. maddede yer alan sebep yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır. Erkeğin boşanma davası öncelikle zina nedenine dayalı olduğundan toplanan delillerin özel boşanma sebebi olan zina çerçevesinde değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/22586, K. 2017/2179, 2 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama