KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/7916 E., 2015/20838 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2015
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
....
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı baba tarafından, her iki dava yönünden; müdahil ... tarafından ise vekalet ücreti yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 10.11.2015 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... vekili ....r ve karşı taraf davacı-davalı ... ile vekili Av. ... ve temyiz eden müdahil ... vekili Av. ... .... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı davacının delil olarak dayandığı; .... Esas sayılı dosyaları getirtilip incelenmeden ve diğer deliller ile birlikte değerlendirilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Velayet düzenlemesi yapılırken ve kişisel ilişki düzenlenirken; gözönünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun "üstün yararı"dır. (Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme md.3. Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi md.l. TMK. md.339/1. 343/1. 346/1. Çocuk Koruma Kanunu md, 4/b) Çocuğun üstün yararını belirlerken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir.
Ana ve babanın yararları; boşanmadan sonra birbirlerine karşı gerçekleşen eylemleri, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde gözönünde tutulur. Mahkemece, velayet ve kişisel ilişki konusunda uzman bilirkişiden sosyal inceleme raporu alınarak ve dosya kapsamındaki tüm deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
....
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/7916, K. 2015/20838, 10 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama