KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/14321 E., 2018/1856 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Nafakanın Azaltılması-Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi-Nafakanın Artırılması
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından, her iki dava yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise, katılma yoluyla vekalet ücreti yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 13.02.2018 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... ve vekilleri gelmedi. Karşı taraf katılma yoluyla temyiz eden davalı-davacı ... vekili Av. ... geldi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-davalı erkek vekilinin temyiz dilekçesi, davalı-davacı kadın vekiline 02.02.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Hükmü temyiz etmemiş olan tarafın, diğer tarafın temyizine cevabında hükme ilişkin itirazlarını bildirmesi mümkün (HUMK m. 433/2) ise de, bu yolla temyiz süresi, temyiz dilekçesinin tebliğinden başlayarak on gündür. Bu süreden sonra verilen cevap dilekçesindeki itirazların incelenmesi artık mümkün değildir. Davalı-davacı vekili hükme ilişkin itirazlarını ihtiva eden temyize cevap dilekçesini yasal on günlük süreden sonra 16.02.2016 günü verdiğine göre, davalı-davacı kadının katılma yolu ile temyizi süresinde değildir. Bu sebeple davalı- davacının katılma yoluyla temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davacı-davalı erkeğin hasren yapılan temyiz incelemesine gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/14321, K. 2018/1856, 13 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama