KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/14864 E., 2018/5205 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından ziynet alacağının kabulü, velayet düzenlemesi ve vekalet ücretine yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların reddi ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece kadına kusur olarak yüklenen erkeğin yakınlarının hırsızlık yaptığını ileri sürme vakıasına erkeğin dayanmadığının bu sebeple kusur belirlemesine esas alınamayacağının tarafların gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere eşit kusurlu bulunduklarının anlaşılmasına göre; kadının tüm, erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Velayeti anneye verilen müşterek çocuklar ... 2006 doğumlu, ... 2010 doğumlu olup, idrak çağındadır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3. ve 6. maddeleri uyarınca, çocuk, kendisini ilgilendiren davalarda kendisine danışılmak ve görüşünü ifade etmek hakkına sahiptir. Çocuğun çıkarına açıkça ters düşmediği takdirde ifade edeceği görüşe önem verilmelidir. Bu itibarla idrak çağındaki çocukların mahkemece dinlenilmesi ve tercihinin; sorulması, gerektiğinde uzmanlardan da yararlanmak suretiyle velayet hakkındaki tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3- Dayalı-davacı kadın cevap, ve birleşen dava dilekçesinde ziynet alacağı talebinde bulunmuştur. Kadın ziynet alacağı talebinde bulunurken ziynetlerin bedelini talep etmiştir. Mahkemece ziynet alacağına yönelik dava kabul edilerek ziynetlerin bedelinin kadına verilmesine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297.maddesinin (2). fıkrasında; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. maddesinin (2). fıkrasında da, gerekçeli kararın tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Gerek tefhim,edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden, kabulüne karâr verilen ziynet eşyalarının cins, nitelik, miktar ve değerleri tek tek belirtilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/14864, K. 2018/5205, 18 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama