KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/1677 E., 2017/6883 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; erkeğin kabul edilen davası, kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka miktarları, kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmolunmaması, erkek yararına hükmolunan yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, kadının kabul edilen davası, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece davalı-karşı davacı erkek ağır kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların karşılıklı olarak birbirlerine fiziksel şiddet uyguladıkları anlaşılmaktadır. O halde boşanmaya neden olan olaylarda taraflar eşit kusurludur. Eşit kusurlu eş yararına tazminat verilemez (TMK m.174/1-2). Gerçekleşen duruma göre tarafların boşanmaya sebep olan olaylardaki kusurlarının hatalı olarak tespiti ve bu hatalı kusur tespiti sonucunda kadın yararına maddi ve manevi tazminat (TMK m.174/1-2) takdiri doğru görülmemiştir.
3-Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir (HMK m.33). Davacı-karşı davalı kadının dava dilekçesindeki yardım nafakası isteği, yoksulluk nafakası niteliğini taşımaktadır (TMK m.175). Mahkemece delillerin bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacı-karşı davalı kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/1677, K. 2017/6883, 6 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama