KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/2722 E., 2017/8176 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, nafaka artışı yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, nafaka ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm , davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı erkeğin süresinde verdiği cevap dilekçesinde tanık deliline dayanmadığı, ikinci cevap dilekçesinin de süresinde olmadığından dayanılmayan delilin bildirilmesi için ön inceleme duruşmasında verilen süre sonuç doğurmaz. O halde davalı erkeğin süresinde bildirmediği tanıklarının beyanları kusur belirlemesinde dikkate alınamaz (HGK.
20.04.2016 tarih ve 2014/695 esas. 2016/522 karar sayılı kararı). Davalı erkek tarafından kadına yönelik isnat edilen kusurlar ispat edilememiştir. O halde yapılan yargılama ve toplanan delillere göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında ve boşanmaya neden olan olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Gerçekleşen kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı niteliğini taşımaktadır.
Kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi koşulları oluşmuştur. Bu durumda tarafların eşit kusurlu kabulü ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak, davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin (TMK m. 174/1-2) reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/2722, K. 2017/8176, 3 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama