KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/504 E., 2017/6399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, erkeğin kabul edilen davası, kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka miktarları yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, kadının kabul edilen davası, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar, reddedilen tazminat ve nafaka talepleri ile yetki itirazının reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-karşı davalı kadına yüklenen "İzinsiz olarak çocuk aldırma“ vakıası ile davalı-karşı davacı erkeğe yüklenen "eşini eve kilitlemesi" vakıasının ispatlanamadığı, tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlarına göre davalı-karşı davacı erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu olduğunun: anlaşılmasına göre davacı-davalı kadının tüm, davalı-karşı davacı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Boşanma davası içinde istenen ve hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat, boşanmanın eki niteliğinde sayıldığından boşanma hükmünün kesinleşmesi ile ödenir hale gelir, faizin başlangıç tarihinin de bu tarih olması gerekir. Davacı-karşı davalı kadın yararına hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminata dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7.maddesi uyarınca düzelterek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/504, K. 2017/6399, 29 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama