KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/766 E., 2017/3061 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2017
Karar Metni
232 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı tarafından bildirilen tanık dinlenmiş, ancak tanık dinlenilmediği görülmüştür. Davacı bu tanıkların dinlenilmesinden açıkça vazgeçmemiştir. Delil çekişmeli vakıalar ve bu vakıaların ispatı için gösterilir (HMK m. 187/1). Çekişmeli vakıanın ispatı için tanık bildiren tarafın tanık sayısı hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmadığı sürece sınırlanamaz ve hakim tanık sayısını belirleyemez. Aksi tutum adil yargılanma ve savunma hakkının kısıtlanmasına yol açar.
Ancak, hakim, hangi tanığın hangi vakıanın ispatı için dinletilmek istendiğini ilgili taraftan sorarak (HMK m. 240/2); vakıa dinlenen bir kısım tanıkların anlatımı ile ispatlanmışsa, geri kalan tanıkların dinlenilmemesine karar verebilir (HMK m. 241). Buna göre, davacının diğer tanıklarının dinlenmemesi için, dinlenen tanıklarla ispat edilmek istenen hususun yeter derecede aydınlığa kavuşmuş olması gerekir.
Böyle değilse bu hükme dayanılarak, mahkeme tanığı dinlemekten kaçınamaz. Davacı tanığı dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları ispat için gösterdiğine ve dinlenen tanıkları ile bu vakıaları tam olarak ispat edemediğine göre, yasal sebep olmaksızın gösterdiği tanıklar dinlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/766, K. 2017/3061, 21 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama