KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/886 E., 2016/7628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından; erkeğin kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ile ziynet alacağı yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise; kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-davalı kadın dava dilekçesi ile, düğünde takılan altınlardan set takımı hariç, diğer altınların davalı-davacı erkek tarafından bozdurularak açılan ortak hesaba yatırıldığı, daha sonra rızası bulunmadığı halde eşinin kendi adına açtığı hesaba yatırdığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 2.000 TL bedel talep etmiştir. Davalı-davacı erkek eş ise dava konusu ziynet eşyalarının davacı-davalı kadında olduğunu, evden ayrılırken yanında götürüldüğünü savunmuştur. Mahkemece kadın iddialarını ispatlayamadığı gerekçesi ile reddedilmiştir.
Dosya kapsamında ilgili banka şubesi yazısı uyarınca; taraflar adına açılan ortak hesabın bulunduğu, bu hesaba 20.07.2012 tarihinde 17.000 TL yatırıldığı, 24.08.2012 tarihinde ise çekildiği, erkeğin kendi adına açtığı hesaba ise 15.04.2013 tarihinde 27.000 TL yatırıldığı, 02.05.2013 tarihinde ise çekildiği anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında dinlenen bir kısım kadın tanıkları da bu hususu doğrular nitelikte beyanda bulunmuşlardır. O halde, davacı-davalı kadının, ziynetlere ilişkin talebin bir adet set takımı hariç kabulü gerekirken, ret kararı verilmiş olması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
ONUÇ
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/886, K. 2016/7628, 14 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama