KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/9378 E., 2018/583 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2018
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
...
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların miktarı yönünden, davalı erkek tarafından ise, kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirileceğinin tabi bulunması nedeniyle, taraflara kusur olarak yüklenen karşılıklı birbirlerine hakaret içerikli mesajlar gönderdikleri vakıasının boşanma davası açıldıktan sonra gerçekleştiği anlaşıldığından eldeki davada kusur belirlemesinde dikkate alınması doğru değil ise de; mahkemece taraflara kusur olarak yüklenen ve tarafların gerçekleşen diğer kusurlu davranışlarına göre, davalı erkeğin davacı kadına nazaran boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre; davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/9378, K. 2018/583, 16 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama