KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/964 E., 2017/5578 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle ortak çocuk ...'ın 06.04.2014 tarihinde ergin olduğunun anlaşılmış olmasına göre davalı erkeğin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Velayeti dava konusu olan ortak çocuk ... 16.04.2000 doğumlu olup dava tarihi itibariyle idrak çağındadır. Ortak çocuklar kendilerini yakından ilgilendiren velayet konusunda mahkemece dinlenilmemiş, görüşlerine başvurulmamıştır.
Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesinin 3. ve 6. maddeleri, iç hukuk tarafından çocuğun idrak gücüne sahip olduğunun kabul edildiği durumlarda, çocukların adli merci önündeki kendilerini ilgilendiren davalarda kendi görüşlerini ifade etmesine müsaade edilmesini ve yüksek çıkarlarına açıkça ters düşmediği takdirde ifade ettikleri görüşlerine gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir.
Bu itibarla; idrak çağındaki çocukların mahkemece bizzat görüşlerine başvurulması ve velayetle ilgili tercihlerinin sorularak tüm deliller birlikte değerlendirilip, sosyal inceleme raporu alınarak velayet hakkında sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Toplanan delillere göre, davacı kadının çalıştığı, düzenli gelirinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, Türk Medeni Kanununu 175. madde koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemez. O halde, davacı kadının yoksulluk nafakası isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde yoksulluk nafakası tardiri doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/964, K. 2017/5578, 8 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama