KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/556 E., 2019/3424 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2019
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
İlk derece mahkemesince, davacı-karşı davalı erkeğin tamamen kusurlu olduğu gerekçesiyle boşanma davasının reddine, davalı-karşı davacı kadının boşanma davasının ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı- karşı davalı erkeğin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, görevli ...
Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 29.11.2017 tarih 2017/1462 esas- 2017/2303 karar sayılı kararı ile “Davalı - karşı davacı kadının, erkeğin önceki evliliğinden olma çocukları ve bazı aile bireyleri ile görüşmesini istemeyip, bu konuda eşine müdahalede bulunması sebebi ile tam kusurlu olduğu” gerekçesiyle davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının kabulüne karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 166/1-2. maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir.
Bu itibarla davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/556, K. 2019/3424, 26 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama