KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2018/6794 E., 2019/5148 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2019
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından; birleşen davanın kabulü, kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi ile nafakaların miktarları yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise; kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, iştirak nafakasının miktarı, kadın yararına hükmolunan nafakalar ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle;
duruşma için belirlenen 30/04/2019 günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- İlk derece mahkemesince, taraflar eşit kusurlu bulanarak her iki davanın kabulüne, davacı-davalı kadının maddi ve manevi, davalı-davacı erkeğin ise manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, işbu karar her iki tarafça da istinaf edilmiş, ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince de tarafların istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden; davalı-davacı erkeğin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, eve geç saatlerde gelmeyi alışkanlık haline getirdiği ve eşine ilgisiz davrandığı, davacı-davalı kadının da güven sarsıcı davranışta bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda, davalı-davacı erkeğin davacı-davalı kadına nazaran daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Öyleyse, ilk derece mahkemesince tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak da davacı-davalı kadının maddi ve manevi (TMK m.174/1-2) tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi usule ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/6794, K. 2019/5148, 30 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama