KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/5165 E., 2021/7422 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2021
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve toplu olarak hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bentler dışındaki temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma davalarında, manevî tazminata (TMK md. 174/2) hükmedebilmek için tazminat talep edenin az kusurlu veya kusursuz olması yanında, ayrıca boşanmaya sebep olan eylemlerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunması gerekmektedir.
Her ne kadar mahkemece erkeğin kusurlu davranışlarının kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği gerekçesiyle manevî tazminata hükmedilmiş ise de; davalı-karşı davacı kadının TMK 166/son maddesine dayalı boşanma davasına dayanak olarak açılan önceki boşanma davasında, erkeğe kusur yüklenmediği, erkeğin önceki davasının kadının kusurunun ispatlanamadığından bahisle reddedildiği, reddedilen bu davadan sonra yeni bir vakıanın gerçekleşmediği, yine davalı-karşı davacı kadın tarafından erkek aleyhine açılan önceki tedbir nafakası davasında "erkeğin sorumluluklarını yerine getirmediğinden" bahisle davanın kabulüne karar verildiği,
erkeğin bu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı niteliği taşımadığı değrlendirilmekle, koşulları oluşmadığı halde davalı-karşı davacı (kadın) yararına manevî tazminata (TMK md. 174/2) hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı-karşı davacı kadın yararına hükmolunan maddî tazminat çoktur. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/5165, K. 2021/7422, 20 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama