İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/11128 K.2023/1746

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2022/11128Karar2023/1746Tarih11 Nisan 2023Okuma8 dk · 1.522 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2022/11128 E., 2023/1746 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Nisan 2023
İncelenen kararın mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/643 E., 2022/1769 K.
Davacı-davalı
... vekili Av. ...
Davalı-davacı
... vekili Av. ...
Dava tarihi
21.03.2018
Karar
Kabul-ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.522 kelime·8 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; erkeğin davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadının davasının reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-karşı davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; kadının eniştesi yanında çalışırken tanışarak evlendiklerini, evlendikleri günden sonra kadının ellerinin ayaklarının titrediği, bayılma ve mide bulantılarının başladığı, ağlama krizlerine girdiği,

agresif tavırlar sergilemeye başladığını, hakaretler ettiğini, fiziksel saldırıda bulunduğunu bu nedenle erkeğin bir odaya girerek kapısını kilitlediğini, yine son yaşanan olayda da kadının yine krize girdiğini ve hakaretler ederek fiziksel olarak saldırdığını, erkeğin bir odaya girerek kendisini koruma altına aldığını, ailelerin arandığını, olay günü kadınının ailesinden öncesinde ametemde tedavi gördüğünü ve ağır psikolojik tedavi gördüğünü öğrendiğini, aile olarak şok geçirdiklerini, kadının ailesinin erkekten özür dilediklerini, olayın ertesi günü bile kadının yine alkollü çıktığını, doktorundan alkol bağımlısı olduğunu öğrendiğini,

kadının evlenmeden önce bunları davacıdan saklandığını, kadının tedaviye yanaşmadığını, müşterek konutta bulunan eşyaları gizlice aldığını, evlilik birliğinin temelinden sarıldığını belirterek tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına, müvekkili lehine yasal faiziyle 150.000,00 TL maddî, 150.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; erkeğin iddialarının doğru olmadığını, erkeğin bu tedaviden haberi olduğunu, buna rağmen erkeğin eve alkollü ve içki şişeleri ile geldiğini, tartıştıklarında eşyalara zarar verdiğini, duygusal şiddet uyguladığını, çevreye alkolik olduğum şeklinde konuşmalar yaparak aile mahremiyetini ihlal ettiği gibi, iftira ettiğini, eve geç geldiğini ve birlik görevlerinden kaçındığını, arkadaşları ile görüştürmediği gibi ailesinin gelmesine de tepkili davrandığını, kadına ve ailesine ailesine hakaret ettiğini,

kusurlu eşin erkek olması nedeniyle evlilik birliği temelinden sarsıldığını belirterek asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına, müvekkili lehine 50.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminat ile 1.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince; kadının erkeğe zaman zaman hakaret ettiği, alkol kullandığı, sürekli alkol kullanması nedeniyle birlik görevlerine yerine getiremediği, kadının bu davranışları ile kusurlu olduğu, erkeğe atılı bir kusur ispat edilemediği gerekçesiyle erkeğin davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına, kadının bir gelirinin olmadığı, çalışarak gelir elde etmediğinden erkeğin tazminat taleplerinin reddine, kadının davasının ispatlanamadığından reddine, kadının tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 23.10.2020 tarihli ve 2020/338 Esas, 2020/1772 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın kabulü ile karşı davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, toplanan delillerden evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda kadının tamamen kusurlu olduğu, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı,

gerçekleşen, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen, en azından eşinin maddî desteğini yitiren ve bu olaylar nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan erkek yararına maddî ve manevî tazminat koşulları gerçekleştiği halde hükmedilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle erkek yararına 8.000,00 TL maddî ve 6.000,00 TL manevî tazminata karar verilerek erkeğin istinaf talebinin kabulüne, kadının tüm istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 08.03.2021 tarih, 2021/276 Esas ve 2021/2018 Karar sayılı kararıyla tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartlarından olup, bu hususun kamu düzeniyle ilgili olduğu, karşılıklı davada, kadının alkol bağımlısı olduğu ileri sürülmüş ve bu iddia dosya içeriğindeki bir kısım delillerle de doğrulandığı,

bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş 4721 sayılı Kanun'un 405 inci ve 406 ncı maddeleri ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 56 ncı maddesi uyarınca kadının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması ve bu hususun bir ön sorun sayılarak sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesinden ibaret olduğunu, bu yön göz önünde tutulmadan yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; ...

Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunulduğu, kadının 4721 sayılı Kanun'un 405 inci ve 408 inci maddeleri gereğince kısıtlanmasına yer olmadığına karar verildiği, dosya kapsamına göre toplanan delillerden evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda kadının tamamen kusurlu olduğu, erkeğin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, gerçekleşen, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen, en azından eşinin maddî desteğini yitiren ve bu olaylar nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğradığı,

erkek lehine maddî ve manevî tazminat koşulları gerçekleştiği, İlk Derece Mahkemesince hatalı gerekçe ile bu taleplerin reddi yerinde görülmediğinden erkeğin bu yöne ilişkin istinaf isteğinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına, tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusurlu durumları, tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, paranın alım gücü, evliliğin süresi, tazminata esas olan fiillerin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları birlikte değerlendirilerek,

erkeğin bu hususa yönelik istinaf talebinin kabulü ile bozma ilamı sonrası İlk Derece Mahkemesi kararı tamamen ortadan kaldırıldığından yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden erkeğin davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına, erkek yararına 8.000,00 TL maddî ve 6.000,00 TL manevî tazminata, kadının davasının ispatlanamadığından reddine, kadın lehine asıl dava tarihinden itibaren aylık 500,00 TL tedbir nafakası takdirine, boşanma hükmünün kesinleştiği tarihe kadar devamına, kadının tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı-karşı davalı erkek vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; asıl davada maddî ve manevî miktarları bakımından dosya içeriğine göre yeterli olmadığını, kadının ...'da hatırı sayılır şekilde mal varlığı bulunan varlıklı bir ailenin kızı olduğunu, alkol bağımlılığı ve ruhsal sorunlarının erkekten gizlenerek evliliğe karar verilmesi sonrası masrafların tamamının zayi olduğunu, kadının davranışları nedeniyle yaşanan buhranla birlikte ticareti de tamamen sekteye uğradığını, telafisi imkansız zarar doğduğunu, kötü niyetli olan kadının, müvekkilimi maddî manevî zarara uğrattığını,

müşterek konutta bulunan eşyaları da gizlice aldığını ve bununla da yetinmeyerek kendi uhdesinde bulunan ziynet eşyalarının da erkekte kaldığını iddia ederek dava açtığını belirterek kararı kusur belirlemesi ve tazminat miktarları yönünden temyiz etmiştir.

2.Davalı-karşı davacı kadın vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davalarını dinlenen tanık beyanları ile ispatladıkları halde davalarının ispatlanamadığından reddinin hatalı olduğunu, erkeğin iddialarını ispatlayamadığını, kadının kusursuz olduğunu, erkeğin davasının kabulü ile erkek lehine tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararı her iki dava yönünden temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, karşılıklı açılan boşanma davalarında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, davaların kabulünün gerekip gerekmediği, erkek lehine tazminata hükmedilme koşulları oluşup oluşmadığı ve miktarları noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları,174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 175 inci maddesi hükümleri; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3.Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılmış olduğunun anlaşılmasına göre davalı-karşı davacı kadın vekilinin tüm, davacı-karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı erkek lehine takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen hakkaniyet kuralları dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2) numaralı paragrafda belirtildiği üzere erkek lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat yönlerinden BOZULMASINA,

2.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davalı-karşı davacı kadın vekilinin tüm, davacı- karşı davalı erkek vekilinin sair temyiz tirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden Nilcan'a yükletilmesine,

Peşin alınan harcın istek halinde yatıran Haluk'a geri verilmesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/11128, K. 2023/1746, 11 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Birinci Bozma Kararı
  11. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/11128
Karar No
2023/1746
Tarih
11 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/11130 K.2023/2752
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/11131 K.2023/2460
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/11131 K.2023/1937
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/11133 K.2023/2955
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/11136 K.2023/5545
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/11141 K.2023/1747

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.