İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/2397 K.2023/1662

Taraflar arasındaki ölüme bağlı mal rejiminin tasfiyesi ile değer artış payı ve katılma alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Esas2022/2397Karar2023/1662Tarih6 Nisan 2023Okuma7 dk · 1.451 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2022/2397 E., 2023/1662 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Nisan 2023
İncelenen kararın mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/2079 E., 2021/2053 K.
Davalılar
... ve ark. vekilleri Av. ... vd.
Dava tarihi
30.04.2014
Karar
İstinaf Başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma
İlk derece mahkemesi
... 5. Aile Mahkemesi
Sayısı
2014/374 E., 2019/375 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.451 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki ölüme bağlı mal rejiminin tasfiyesi ile değer artış payı ve katılma alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin vekalet ücretine yönelik başvurusunun kabulüne, davalılar vekilinin diğer yönlerden başvurusunun reddine, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eşinin 19.11.2011 tarihinde vefat ettiğini, mirasçı olarak müvekkili ile davalıların kaldığını, müvekkili ile eşinin 27.12.2002 tarihinde noterde evlilik tarihinden itibaren geçerli olmak üzere düzenleme şeklinde Edinilmiş Mallara Katılma Sözleşmesi yaptıklarını, müvekkilinin emekli öğretmen olup 1990 yılında emekli olduğunu, muris eşinin ise PTT memuru olup 1988 yılında emekli olduğunu, müvekkili ve eşinin 1980’li yılların başında S.S.

Ulukent Yapı Kooperatifi’ne üye olduklarını, kooperatif tasfiye edilip kat mülkiyetine geçildiği 1995 yılına kadar ödemeleri eşlerin birlikte yaptıklarını, kooperatif üyeliği ve hissesi kayıtlarda müvekkilinin eşi adına tesis edilse de, müvekkilinin öğretmen maaşı, PTT’de memur olan eşinden (ortalama %30) daha fazla olduğundan ödemelere çok daha fazla katkısı olduğunu, murisin 1988 yılında emekli olunca maaşının da azaldığını, iki yıl sonra emekli olan müvekkilinin taksitlere katkısının daha da arttığını, taşınmazın 1995 yılında muris eş adına tescil edildiğini, aile konutu olarak ikamet ettiklerini,

muris eş hastalandıktan sonra merdiven çıkamadığından, müvekkilinin halen oturmakta olduğu daireye kira ödemek suretiyle taşındıklarını, müvekkilinin taşınmaza yaptığı karşılıksız katkı sebebiyle, tasfiye sırasında bu taşınmazda meydana gelen değer artışından katkısı oranında alacak hakkına sahip olduğunu, 27.12.2002 tarihli sözleşmesinin 13. maddesi ile taraflar; kişisel veya edinilmiş bir malın alınmasına, iyileştirilmesine,

korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuş tarafın, bu alacağını değer artış payı olarak talep edilebileceğini kararlaştırdıklarını, sonuç olarak müvekkili ile muris eşinin birlikte edindikleri ancak muris adına kayıtlı 2025 ada 23 parsel 18 nolu mesken nedeniyle ½ oranında katılma alacağı ve 27.12.2002 tarihli sözleşmenin 13. maddesi gereğince taşınmazın edinilmesine karşılıksız katkısı oranında değer artış payı alacağı olduğunu, ayrıca müvekkilinin yasal miras payının mevcut olduğunu belirterek edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesiyle,

tasfiye sırasında yapılacak bilirkişi incelemesi neticesi ortaya çıkacak gerçek dava değeri/alacak üzerinden yapacakları ıslah ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL (artık değere) katılma alacağının ve 10.000,00 TL değer artış payı alacağının yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

2.Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; davalıların annelerine ait evin kirasının davalıların anne ve babasına ait, kaba inşaat halinde alınan yazlığın inşaatında kullanıldığını belirtmiştir.

3.Davacı vekili 02.04.2019 tarihli dilekçesinde; müvekkilinin 105.067,00 TL katılma alacağının terekenin borcu olduğunu, tereke borcundan müvekkilinin miras payının düşeceğini, müvekkilinin miras payı dışında 52.533,50 TL de alacağını olduğunu belirterek talep miktarını toplam 157.600,05 TL'ye yükseltmiş, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL’ye dava; ıslah edilen 157.600,05 TL'ye ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili, zamanaşımının dolduğunu, davacının iddialarının doğru olmadığını, müvekkillerinin annelerinden kalan evin kira gelirinin 9 yıl boyunca muris tarafından alındığını, geri ödenmediğini, değer artış payı alacağı hesaplanmasında dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tasfiye konusu taşınmazın 18.08.1995 tarihinde muris eş adına tescil edildiği, davacı ile muris eşi arasında evlilik tarihinden itibaren geçerli olmak üzere edinilmiş mallara katılma rejimini seçtiklerine dair sözleşme imzalandığı, mal rejiminin ölüm ile sona erdiği, murisin aldığı kira gelirlerini davalıların anne ve babasına ait ... evin yapılması ve tamamlanmasında harcandığı, taşınmazın edinilmesi için kooperatif ödemelerinin eşlerin kazançları ile yapıldığı, karine gereğince taşınmazın edinilmiş mal olduğu,

çalışma karşılığı elde edilen gelirler edinilmiş mal olduğu, değer artış payı hesabına konu olmayacağı, davacının 105.967,00 TL katılma alacağı olduğu, katılma alacağının tereke borcu olduğu, tereke borcundan davacının da miras payı oranında sorumlu olduğu, o halde davacının diğer davalılardan 52.533,50 TL alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 52.533,50 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı mirasçılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine; değer artış payı alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili, müvekkilinin katılma alacağının eksik ve hatalı hesaplandığını, müvekkilinin miras payından kaynaklı alacağının hesaplanmadığını, değer artış payı alacağı talebinin reddinin de hatalı olduğunu, müvekkilinin gelirinin muris eşten fazla olduğunu, katılma alacağı dışında değer artış payı alacağı olduğunu, faiz başlangıcının da hatalı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

2.Davalılar vekili, murisin elde etmiş olduğu kira geliriyle kooperatif aidatlarının ödendiğini, tasfiye konusu taşınmazdan murisin ölümünden sonra elde edilen kira gelirinin terekenin pasifinde yer alması gerektiğini, vekalet ücretinin eksik hesaplandığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın katılma alacağı istemine ilişkin olduğu, terekenin tasfiyesi ile mal rejimi tasfiyesinin birlikte yapılamayacağı, davacı ile muris eş arasında evlilik tarihinden itibaren geçerli olmak üzere edinilmiş mallara katılma rejimi sözleşmesi yapıldığı, katılma alacağının terekenin borcu olduğu, davacının terekeden hem alacaklı hem borçlu olduğu, bu nedenle sağ kalan davacı eşin miras payının düşülerek katılma alacağının belirlenmesinin doğru olduğu, mirasçıların birbirine karşı rücu davası açarak alacaklarını tahsil etmelerinin her zaman mümkün olduğu,

tereke tasfiyesinin yetkili ve görevli mahkemenin murisin son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu, murisin aldığı kira gelirinin kooperatif ödemelerine kullanıldığının ispatlanamadığı, reddedilen miktar yönünden vekalet ücretinin hesaplanması gerektiği belirtilerek davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, davalılar vekilinin diğer yönlerden istinaf başvurusunun reddine,

İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüyle 52.533,50 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı mirasçılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine; değer artış payı alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, müvekkilinin katılma alacağının eksik ve hatalı hesaplandığını, müvekkilinin miras payından kaynaklı alacağının hesaplanmadığını, değer artış payı alacağı talebinin reddinin de hatalı olduğunu, müvekkilinin gelirinin muris eşten fazla olduğunu, katılma alacağı dışında değer artış payı alacağı olduğunu, faiz başlangıcının da hatalı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, alacak miktarı, faiz, ispat noktasında toplanmaktadır. Dava, ölüme bağlı mal rejiminin tasfiyesi ile değer artış payı ve katılma alacağı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi, 219 uncu maddesi, 220 nci maddesi, 222 nci maddesi, 225 inci maddesinin ikinci fıkrası, 226 ncı maddesi, 227 nci maddesi, 229 uncu maddesi, 230 uncu maddesi, 231 inci maddesi, 235 inci maddesinin birinci fıkrası, 236 ıncı maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı lehine hükmedilen alacak, artık değere katılma alacağı niteliğindedir. 4721 sayılı Kanun'un 239 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında “…aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür…” hüküm altına alınmıştır. Yargıtay'ın ve Dairemizin kökleşmiş uygulamalarına göre tasfiye tarihi, karar tarihidir.

3. Somut olayda, Mahkemece, tasfiyeye konu taşınmaz yönünden İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde (02.05.2019) tasfiye gerçekleşmiştir. Mahkemece, belirlenen katılma alacağına tasfiye tarihi olan 02.05.2019 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü gereğidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı vekilinin faiz yönünden Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (5) nolu paragrafında yer alan “karar” ibaresinin çıkartılarak yerine “02.05.2019” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek halinde onama harcının ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/2397, K. 2023/1662, 6 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2397
Karar No
2023/1662
Tarih
6 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2400 K.2023/2376
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/2401 K.2023/4632
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/2406 K.2023/2330
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/2407 K.2023/2578
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2410 K.2023/2256
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/2411 K.2023/1433

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.