KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2022/8415 E., 2022/8627 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2022
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından nafakanın miktarı ile bedelin dolar üzerinden belirlenme talebinin reddi yönünden; davalı vekili tarafından ise tümü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
6100 sayılı HMK'nın 362. maddesinin 1. fıkrası uyarınca "Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar" temyiz edilemez. 02.12.2016 tarihli 6763 sayılı Kanun'un 44. maddesi ile de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen ek madde 1 uyarınca temyiz parasal sınırlarının (HMK m. 341, 362) Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298.maddesine göre her yıl tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması öngörülmüştür. Karar tarihi itibariyle bu miktar "107.090,00 TL" olarak belirlenmiştir.
Somut olayda kabul edilen iştirak nafakası miktarı aylık 3.300,00 TL ve bir yıllık tutarı 39.600,00 TL olup karar tarihindeki kesinlik sınırı 107.090,00 TL'yi aşmayıp 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi gereğince temyiz sınırı altında kaldığından davalı yönünden iştirak nafakası miktarına ilişkin karar kesindir. Açıklanan sebeple, davalının, iştirak nafaka miktarı yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
2-a) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-b) Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk 2012 doğumlu ...’nin ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/8415, K. 2022/8627, 27 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama