KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2023/3413 E., 2024/9453 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2545 E., 2023/311 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Karacabey 2. Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/669 E., 2022/365 K.
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından velâyet yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve tazminatlar ile ortak çocuk lehine iştirak nafakasına hükmedilmemesi yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... vekili Avukat ... ile karşı taraf temyiz eden davalı-davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Davalı-davacı erkek vekilin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı- davacı erkek vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı-davalı kadın vekilinin temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Velâyet düzenlemesi yapılırken göz önünde tutulması gereken temel ilke “çocuğun üstün yararı"dır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir.
Çocuğun üstün yararını belirlerken onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Anne ve babanın yararları, boşanmadaki kusurları, ahlâki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 2 nci ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü ve 6 ncı maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşlerinin alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine de karar verilmesi mümkündür. Velâyet düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup, re'sen araştırma ilkesi geçerlidir.
Bu nedenle, yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin dahi göz önünde bulundurulması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince, tarafların ortak çocuğu 17.04.2019 doğumlu Yaman'ın velâyetinin babaya verilmesine karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre; ortak çocuğun yaşı itibarıyla anne şefkat, bakım ve ilgisine muhtaç olduğu, fiilen anne yanında yaşadığı, eğitimine anne yanında devam ettiği, velâyetinin anneye verilmesine engel dosya kapsamına yansıyan olumsuz bir durumun mevcut olmadığı göz önüne alındığında ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesinin çocuğun üstün yararına uygun olduğu anlaşılmış olup Mahkemece velâyetinin anneye verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3413, K. 2024/9453, 3 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama