İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/7574 K.2023/4684

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi kararının hatalı istinaf sınırlaması…

Esas2023/7574Karar2023/4684Tarih11 Ekim 2023Okuma10 dk · 1.956 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2023/7574 E., 2023/4684 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Ekim 2023
Mahkemesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1510 E., 2023/1431 K.
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Mudanya 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Sayısı
2018/282 E., 2019/497 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.956 kelime·10 dk okuma·15 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi kararının hatalı istinaf sınırlaması yapıldığından bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda her iki tarafın istinaf başvurusunun ayı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı erkek vekili dava ve cevaba cevap (karşı davaya cevap) dilekçelerinde özetle; davalı ile 2015 yılından bu yana evli olduklarını, ortak çocuklarının bulunmadığını, davalı ile aile birliği ve karı koca ilişkilerinin kalmadığını, evliliğin en başından beri sürekli tartışma içerisinde olduklarını, ilk günden beri hiç kimseyle, hiçbir arkadaşıyla görüşmesine izin vermediğini, sürekli içine kapanık bir tutum sergilediğini, kendisini de böyle davranmaya zorladığını, evini ve kendisini sürekli ihmal ederek hiç ilgilenmediğini, sürekli uyuduğunu, tartışma çıktığı zamanlarda birçok kez evi terk ederek anne ve babasının yanına gittiğini,

en son gittiğinde yaklaşık bir ay süreyle eve hiç gelmediğini, hiçbir konuda yardımcı olmadığını, ev işi yapmadığını, birlik görevlerini yerine getirmediğini, sürekli tartışma çıkardığını, vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle;

davalının müvekkiline hakaret ve aşağılamalarda bulunduğunu, müvekkilinin ölen eşinden olan çocuklarına karşı da olumsuz söz ve davranışlarda bulunduğunu, onları istemediğini, gece 2 de elektrik süpürgesi açtığını, uyuyan müvekkilin üzerine basarak evde iş yaptığını, yalan söylediğini, eve gelmemiş, evi terk etmiş, çelişkili beyanlarda bulunmuş, müvekkilinin tapusunu davalının üzerine aldığı ve tarafların oturduğu Söğütpınar köyündeki evi müvekkilinden habersiz olarak birisine sattığını, son yıllarda yatağını ayırdığını, müvekkilinden kredi çekerek ve imkanlarını zorlayarak Mudanya'dan ev almasını istediğini,

müvekkilinin imkanı olursa alacağını söylediğini, ama kesinlikle söz vermediğini, maddî çıkar peşinde olduğunu beyanla tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı kadın vekili süresinde sunduğu cevap ve birleşen dava dilekçelerinde özetle; tarafların evlenmeden önce iki üç yıl flört evresi geçirdiklerini, daha sonra evlendiklerini, evliliklerinin de yaklaşık iki yıl sürdüğünü, bu süre zarfında taraflar arasında ciddi boyutta kavgalar yaşanmadığını, karşı davacının, kendisini arkadaşları ile görüştürmediği,

içine kapanık bir kişilik olduğu yönündeki iddiların doğru olmadığını, davalının evi terk ettiği iddiasının da gerçek dışı olduğunu, yine sürekli uyuyanın erkek olduğunu, müvekkiline karşı olan bu sorumsuz ve ilgisiz tutumunun son aylarda yoğun bir şekilde devam ettiğini, tarafların evlenmeden önce karşı davacının emekliliğinin yaklaştığını, emekli olunca kendisine Mudanya'dan bir ev alacağını, bu evde yaşayabileceklerini müvekkiline söylediğini, ancak emeklilik dönemi yaklaştığında, her nedense tuhaf davranmaya başladığını, kendisine bu konu hatırlatıldığında, Mudanya'da yaşamak istemediğini söylediğini,

müvekkilinin ise erkeğin bu soğuk davranışlarını ev olayına yorduğunu, hatta kendi evinde Bursa'da yaşamaya devam edebileceklerini dahi söylediğini, ancak karşı davacının soğuk tutum ve davranışlarına devam ettiğini ve evi terk ettiğini, evliliğin bitmesinde müvekkiline atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını, kusurlu eşin davacı erkek olduğunu beyanla, davacının açmış olduğu boşanma davasının reddini, birleşen boşanma davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, dava tarihinden itibaren müvekkili lehine aylık 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına,

müvekkili lehine 40.000,00 TL maddî, 40.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı erkeğin davalı kadına ev almadığı, ameliyat olduğunda kendisiyle ilgilenmediği, destekte bulunmadığı, sürekli uyuduğu, davalı kadının da davacının ilk eşinden olan çocuklarının müşterek köy evine gitmelerini hoş karşılamadığı, ekonomik beklentilerinin yüksek olduğu ve para taleplerinin olduğu nazara alındığında tarafların birliğin sarsılmasında eşit kusurlu oldukları, evlilik birliğinin eşlerden devam ettirmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı,

ayrıca birliğin devamında taraflar ve toplum yönünden de korunmaya değer bir yararın tespit edilmediği bu nedenle boşanmalarına karar verilmesi gerektiği, tarafların kusur durumları göz önünde bulundurulduğunda kadının, 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesi uyarınca yasal koşulları oluşmayan tazminat taleplerinin reddi gerektiği, davalı kadının emekli olduğu, gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu, asgari ücret düzeyindeki gelirin kişiyi yoksulluktan kurtarmayacağı, buna karşılık davacı erkeğin ise aracının ve arazilerinin bulunduğu,

boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının daha ağır kusurlu kabul edilmemesi de dikkate alındığında lehine yoksulluk nafakası koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, her iki davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadın yararına aylık 150,00 TL tedbir, 300,00 TL yoksulluk nafakasına, kadının maddî ve manevî tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde her iki taraf vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.... erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verildiğini, mahkemenin asıl dava yönünden vermiş olduğu bu karara karşı istinaf talebinde bulunmadıklarını, karşı tarafın da boşanma talebi olduğu dikkate alınarak, Mahkeme kararının boşanma yönünden kesinleştirilmesini talep ettiklerini, erkek eşin kusuru olmadığını, kadın eşin tam kusurlu olduğunu, tedbir ve yoksulluk nafakasının haksız olduğunu, hükmü bu yönüyle de istinaf ettiklerini beyanla, kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmedilen nafakalar yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

2.Davalı -davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; evliliğin bu hale gelmesinde erkek eşin tam kusurlu olduğunu, yoksulluk nafakası miktarının düşük olduğunu, tazminat taleplerinin reddinin doğru olmadığını, erkeğin asıl davasının reddedilmesi, birleşen davalarının ise kabul edilmesi gerektiğini beyanla, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ile lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının miktarı yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.

İlk Derece Mahkemesince 18.12.2019 tarihinde her iki davanın kabulü ile boşanmaya ve boşanmanın fer'îlerine karar verildiği, karara karşı taraflarca 17.07.2020 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davacı -davalı ...'in, dosya istinaf incelemesindeyken 21.02.2022 tarihinde vefat ettiği, taraflar arasındaki evlilik birliğinin ölümle sona erdiği, 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı-davalının mirasçılarının davayı kusur tespiti açısından takip etme haklarının bulunduğu,

davacı-davalının mirasçılık belgesinin dosyada bulunduğu ve sağ kalan kadın eş dışındaki bütün mirasçılar vekilinin, mirasçıların davayı takip ettiklerini bildirir 29.06.2022 tarihli dilekçe sunduğu, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde belirtilen tarafların eşit kusurlu davranışlarının dosyadaki deliller ile gerçekleştiği gerekçesi ile; tarafların istinaf taleplerinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerine ilişkin hükümleri dışında kalan diğer hüküm fıkralarının kaldırılmasına, kaldırılan yönlerden yeniden hüküm tesisi ile;

dosyaya alınan nüfus kaydına göre ... ...'in 21.02.2022 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla taraflar arasındaki evlilik birliği ölümle sona erdiğinden, boşanma talepleri konusuz kaldığından, boşanma davaları hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, davalı-davacı ...'in boşanmaya sebebiyet verecek derecede asıl kusurlu olduğunun, ... (müteveffa) ...'in boşanmaya sebebiyet verecek derecede asıl kusurlu olduğunun tespitine,

taraflar arasındaki evlilik birliği ölümle sona ermekle boşanma talebi konusuz kaldığından davalı-davacı kadının yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı ... erkek mirasçıları tarafından İlk Derece Mahkemesince verilen boşanma hükmü istinaf edilmeyerek kesinleştiğinden evliliğin ölümle değil boşanmayla sona erdiğinin istinaf incelemesinde dikkate alınmaması ve murisleri olan davacı -davalı erkeğe de kusur yüklenmek suretiyle müteveffa eş yönünden de kusur tespiti yapılması yönünden; davalı-davacı kadın vekilince aleyhine yapılan kusur tespiti yönünden temyiz isteminde bulunmuştur. yönlerden temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemiz 23.03.2023 tarihli ilamı ile İlk Derece Mahkemesince, karşılıklı olarak açılan boşanma davalarına ilişkin yapılan yargılama sonucunda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu kabul edilerek her iki davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verildiğini, hükmün ... erkek vekili tarafından; kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmedilen nafakalar yönünden, davalı-davacı kadın vekili tarafından ise; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi,

reddedilen tazminat talepleri ile lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının miktarı yönünden istinaf edildiğini, dosya istinaf aşamasında iken ... erkeğin 21.02.2022 tarihinde ölümü üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, taraflar arasındaki evlilik birliği ölümle sona erdiğinden,

konusuz kalan boşanma davaları hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, davalı-davacı kadının ve ... erkeğin boşanmaya sebebiyet verecek derecede asıl kusurlu olduklarının tespitine, davalı-davacı kadının yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat talepleri hakkında evlilik birliği ölümle sona ermekle boşanma davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini,

Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar taraflar arasındaki evlilik birliğinin erkeğin ölümü ile sona erdiği gerekçesiyle yazılı şekilde 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmiş ise de İlk Derece Mahkemesince kadının davasında verilen boşanma hükmünün taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleştiğini, taraflar arasındaki evlilik birliğinin ölümle değil boşanmayla sona erdiğini, somut olayda ... erkeğin ölüm tarihi itibariyle taraflar arasındaki evlilik birliği boşanmayla sona erdiğine göre 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasına imkan bulunmadığını,

o halde Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasındaki evlilik birliğinin ölümle değil boşanmayla sona erdiği dikkate alınarak, tarafların istinaf dilekçelerinde belirttikleri istinaf sebepleri ile sınırlı olacak şekilde istinaf incelemesi yapılarak sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirdiğini, kabule göre de;

evlilik birliğinin ölümle sona erdiği durumlarda 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ölen eşin mirasçılarının davaya kusur tespiti yönünden devam etmeleri halinde mahkemece konusuz kalan boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararının yanında sağ kalan eşin boşanmaya yetecek derecede kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile yetinilmesi gerekirken, ölen eşin kusurlu olduğunun tespiti yönünde hüküm kurulmasının da doğru görülmediğini belirterek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bozma ilamına uyulmakla, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre usul ve kanuna uygun olması gerekçesi ile 6100 sayılı Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı. esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. ... erkek vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek özetle, taraflar arasındaki evliliğin ölümle değil boşanma ile sona erdiği yönünde kararda açıklık bulunmadığını, müteveffanın Mudanya'da ev alacağına dair söz vermediğini, bu hususun tamamen soyut ve söylemden ibaret olduğunu,işten eve gelen erkek eşin uyumasının erkeğe kusur olarak atfedilemeyeceğini, boşanmada tam ve tek kusurlu tarafın kadın olduğunu belirterek kusur belirlemesi yönlerinden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı-davacı kadın vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek özetle evlilik birliği boşanma ile değil ölümle sona erdiğini, erkeğin evlilik birliğinde üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmediğini, son olarak ortak haneyi terk ederek çocuklarının yanına gittiğini belirterek evlilik birliğinin ölümle sona erdiğine karar verilmesini talep etmekle kusur belirlemesi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikteki geçimsizlikteki kusurun kimden kaynaklandığı, kusur belirlemesi ve nafakalar noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası. 6100 sayılı Kanun'un 355 inci, 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7574, K. 2023/4684, 11 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  11. A. Bozma Kararı
  12. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  13. VI. Temyiz
  14. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  15. B. Temyiz Sebepleri
  16. C. Gerekçe
  17. VII. Karar
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7574
Karar No
2023/4684
Tarih
11 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/7574 K.2023/9955
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/7576 K.2023/9622
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/7579 K.2023/9089
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/7579 K.2023/10995
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/7579 K.2023/5622
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/7580 K.2023/9127

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.