KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/2123 E., 2024/9737 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/271 E., 2023/1125 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı
- İlk derece mahkemesi
- Nusaybin Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/196 E., 2022/436 K.
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından karşı davanın kabulü, asıl davanın reddi, hükmedilen nafaka ve tazminatlar, ziynet alacağının kabulü yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından hükmedilen tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakaları ile manevî tazminatın miktarı, vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Davacı-davalı erkek vekilinin, ziynet alacağına yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davacı-davalı erkek vekili tarafından temyize konu edilen ziynet alacağı miktarının, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı-davalı erkek vekilinin kabul edilen ziynet alacağı davası yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Boşanma ve fer'îlerine yönelik tarafların temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra yapılan inceleme sonucunda gereği düşünüldü;
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücü ile kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığına nazaran, davalı-davacı kadın yararına hükmolunan manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/2123, K. 2024/9737, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama