KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/2909 E., 2025/991 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1875 E., 2024/250 K.
- İlk derece mahkemesi
- Anamur 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/35 E., 2022/466 K.
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, tedbir nafakası ile tazminatların miktarı, reddedilen yoksulluk nafakası talebi ile reddedilen ziynet alacağı davası yönünden; davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, reddedilen manevî tazminat talebi ile aleyhine hükmedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı- karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı- karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
3.Davacı- karşı davalı kadın, düğünde kendisine takılan ziynet eşyalarının erkek tarafından alındığını, bozdurularak arsa alındığını ve iade edilmediğini iddia ederek, ziynetlerin aynen iadesine ya da bedeline hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş, erkek dilekçeler aşamasında düğünde takılan takıların kadın tarafından kişisel ihtiyaçları için harcandığını savunmuştur.
Erkek tanıkları Halil ve Sevgi düğünde takılan takıların tarafların ortak kararı ile bozdurulduğunu beyan etmiş, erkek tanığı Meral ise ziynetlerin bozdurularak kadına araba alındığını ifade etmiştir. Ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere erkeğe verildiğinin, kadının isteği ve onayı ile bozdurulup harcandığının kanıtlanması halinde erkek almış olduğu ziynet eşyalarını iadeden kurtulur.
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Bizzat erkek tanıklarının beyanlarına göre de ziynetlerin evlilik birliği içinde bozdurulduğu sabittir. Erkek tarafından ziynetlerin geri verilmemek üzere bozdurulduğu ispat edilememiştir.
Gerçekleşen bu durum karşısında ziynetlere ilişkin olarak Mahkemece tüm deliller birlikle değerlendirilerek varlığı tespit edilen ziynet eşyası alacağı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/2909, K. 2025/991, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama