KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/3327 E., 2025/6352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2763 E., 2024/328 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 1. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/706 E., 2022/36 K.
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm duruşma istemli olarak davalı-davacı erkek vekili tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar, reddedilen tazminat talepleri yönünden; davacı-davalı kadın vekili tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... ve vekili gelmedi. Karşı taraf temyiz eden davacı-davalı ... vekili Avukat ... geldi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Mahkemece tarafların kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarının yanında, davalı ... erkeğin sürekli olarak küfür ve hakaret ettiğinin, bu durumda da boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kadına nazaran daha fazla kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3327, K. 2025/6352, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama