KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/5115 E., 2025/1530 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/92 E., 2024/811 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 6. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/622 E., 2022/937 K.
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından davanın kabulü, kusur belirlemesi, velâyet, kadın lehine takdir edilen maddi ve manevi tazminat ile miktarları yönünden temyiz edilmekle;
kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir.
Mahkemece, davalı erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tam kusurlu olduğu, kadının çocuğunun okul durumu ve kriz geçirmesi nedeniyle eve döndüğü dikkate alındığında kadının, erkeği affettiği sonucuna varılamayacağı gerekçesiyle boşanmaya karar verilmiş ise de; kadının açmış olduğu Antalya 1. Aile Mahkemesi'nin 2017/475 Esas sayılı dosyasından 02.10.2017 tarihinde feragat ettiği, edilen feragat sonrasında kadının eve dönerek evliliğini devam ettirdiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar Mahkemece erkeğe, kadına fiziksel şiddet uyguladığı, hakaret ettiği ve sadakatsiz davrandığı vakıaları kusur olarak yüklenmiş ise de; sadakatsizlik vakıasına kadın tarafından dayanılmadığı, yüklenen fiziksel şiddet ve hakaret vakıalarının da tanık beyanlarının soyut ve duyuma dayalı olması nedeniyle usulüne uygun şekilde ispat edilemediği anlaşılmış olup dayanılmayan ve ispat edilemeyen vakıaların erkeğe kusur olarak yüklenilmesi mümkün değildir.
Toplanan delilerden erkeğin boşanmayı gerektirecek bir kusur isnat edilmemiştir. Davacı kadın davasının kabulü koşulları gerkçekleşmemiştir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5115, K. 2025/1530, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama