KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/5398 E., 2025/4569 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/388 E., 2024/413 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma- Ziynet Alacağı
- İlk derece mahkemesi
- Rize Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/260 E., 2023/434 K.
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadının kabul edilen ziynet alacağı davası, kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, nafaka miktarları ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda:
1.Davacı-davalı erkek vekilinin "ziynet alacağı davasının kabulüne" yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre ziynet alacağı davasında kabul edilen ve temyize konu edilen toplam miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; erkek vekilinin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Tarafların boşanma davaları ve ferilerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
a.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre erkek vekilinin tüm, kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b. Bölge Adliye Mahkemesince, her ne kadar evlilik birliğini sona erdiren olaylarda taraflar eşit kusurlu kabul edilerek hüküm verilmiş ise de, yapılan yargılama, tanık beyanları ve toplanan delillerden kadına kusur olarak yüklenen "ayrı yatma" vakıasına ilişkin iddianın ispatlanamadığının, bu nedenle kadına kusur olarak yüklenemeyeceğinin; bunun yanında erkeğin kadına fiziksel, ekonomik ve psikolojik şiddet uyguladığının sabit olduğunun, gerçekleşen bu kusur durumuna göre evlilik birliğinin sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
c.Yukarıda (2/b) numaralı paragrafta açıklandığı üzere; boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, yararına 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası koşullarının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. O halde Mahkemece tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek kadın yararına uygun miktarlarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yanılgılı kusur belirlemesi sonucu yazılı şekilde isteğin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5398, K. 2025/4569, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama