KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/6004 E., 2025/2090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/629 E., 2024/666 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 18. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/283 E., 2023/124 K.
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekililin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Kadın vekili dava dilekçesinde talep ettiği yoksulluk nafakasının "her yıl yasal oranda" arttırılmasına, ikinci cevap dilekçesi ile "yoksulluk nafakasının her yıl %50 nispetinde..." arttırılmasına karar verilmesini istemiş, İlk Derece Mahkemesince "kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının kesinleşmesinden itibaren her yıl gelecek senelerde yarı oranında" arttırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince güncel TÜFE ve ÜFE oranları ile kıyaslandığında davalı lehine sonuç doğuracak şekilde belirlenen ve kararın kesinleşmesini takip eden yıllarda uygulanacağı öngörülen yoksulluk nafakası yıllık artırım oranında isabetsizlik görülmediğinden başvurunun esastan reddine karar verilmiş bu karara karşın davalı erkek vekili tarafından yine aynı yönlerden temyiz yoluna başvurmuştur.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 176 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca "Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğine karar verebilir." hükmü düzenlenmiştir.
4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde ise "Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir." hükmü düzenlenmiştir.
Yukarıdaki bilgiler ışığında; nafakanın, nafaka yükümlüsünü cezalandırıcı nitelik taşımaması gerektiği, nafakanın kesinleştiği takip eden yıllarda yarı oranında arttırılmasına ilişkin hüküm, bir tarafın zenginleşmesine, diğer tarafın ise fakirleşmesine yol açabilecek niteliktedir. Bu itibarla kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının, kesinleşmeyi takip eden dönemler için talep edilen yıllık artış oranının Dairemizin kararlılık kazanan içtihatlarına göre ÜFE oranında belirlenmesi gerekmektedir. O halde, Mahkemece yoksulluk nafakası için kesinleşmeyi takip eden dönemler için yıllık artış oranının ÜFE oranında belirlenmesi yönünde karar verilecek yerde yazılı şekilde artış hükmü kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/6004, K. 2025/2090, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama