KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/6078 E., 2025/3055 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1409 E., 2024/123 K.
- Dava türü
- Boşanma- Tedbir Nafakası
- İlk derece mahkemesi
- Büyükçekmece 6. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/1679 E., 2021/473 K.
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- davacı kadın vekili tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz yoluna başvurulamaz. Temyize konu edilen miktarın, kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre birleşen kadının tedbir nafakası davasında reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 14.400,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Açıklanan nedenlerle davalı- davacı vekilinin reddedilen tedbir nafakası davasına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2.Davalı- karşı davacı vekilinin reddedilen yön dışında diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedeniyle boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının ispatlanmış olması gerekir.
Mahkemece, davalı kadının evi sebepsiz yere terk ettiği vakıasının ispat edildiği, bu suretle boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de, davacı - davalı erkek tarafından terk hukuksal nedenine dayalı olarak açılmış bir boşanma davası bulunmamaktadır. Davalı-davacı kadına terk kusuru yüklenemez.
Açıklanan sebeplerle davalı- davacı kadının boşanmaya sebebiyet veren kusurlu bir davranışı ispatlanamadığından, erkeğin boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/6078, K. 2025/3055, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama