KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/6816 E., 2025/4885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/283 E., 2024/714 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bingöl 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/171 E., 2022/423 K.
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı - karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü ile maddî ve manevî tazminat talepleri hakkında hüküm verilmemesi yönünden; davalı - karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, tedbir ve yoksulluk nafakası ile ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı kadın vekilinin tüm; davacı-davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 176 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre, yoksulluk nafakasının toptan ve durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir.
Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve isteklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır.
Somut olayda tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evlilikte geçen süre ve ortak çocuklarının olmaması da dikkate alındığında kadın lehine, 4721 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin birinci fıkrası dikkate alınarak, "hakimin takdir yetkisi" çerçevesinde yoksulluk nafakası yönünden bir defaya mahsus olmak üzere "toptan ödeme" yönünde karar verilip verilemeyeceği hususu değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/6816, K. 2025/4885, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama