KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/7039 E., 2025/3893 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/335 E., 2024/947 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Erzurum 3. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/198 E., 2022/538 K.
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından iştirak ve yoksulluk nafakaları ile maddî ve manevî tazminat miktarları yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise davanın kabulü, kusur belirlemesi, maddî ve manevî tazminatlar ile miktarları yoksulluk nafakasının irat olarak belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı kadın vekilinin tüm; davalı-davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 4721 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince yoksulluk nafakasının, toptan veya durumun gereklerine göre aylık irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, kusurun niteliği, evliliğin süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve isteklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır.
Somut olayda; bölge adliye mahkemesinin bu yöne ilişkin gerekçesinin yerinde olmadığı ve müessese ile alakası olmayan gerekçe ile irat şeklinde yoksulluk nafakası takdir edilmesinin doğru olmadığı anlaşılmaktadır.
O halde tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile evliliğin süresi dikkate alındığında yoksulluk nafakası yükümlüsünün, yoksulluk nafakasını toptan ödemesi hususunun değerlendirilmesi gerekirken, irat biçiminde ödenmesine karar verilmesi somut olay bakımından isabetli bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7039, K. 2025/3893, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama