KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/7083 E., 2025/8970 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/996 E., 2024/1066 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Sakarya 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/230 E., 2023/115 K.
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı karşı davalı kadın vekili tarafından duruşma istemli olarak erkeğin boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların miktarı yönünden; davalı karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı karşı davalı ... ... vekili Avukat .................geldi. Karşı taraf temyiz eden davalı karşı davacı ... ve vekili gelmedi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır.
Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu gerekçesiyle verdiği her iki boşanma davası ve ferilerine ilişkin verilen kararına karşı sadece davacı karşı davalı kadın vekili tarafından erkeğin boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi,
maddi tazminatın miktarı, reddedilen manevi tazminat ve yoksulluk nafakası, tedbir nafakasının kaldırılması ile çocuk için hükmedilen nafakaların miktarı yönünden istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince kadının manevi tazminat ve nafakalara yönelik istinaf başvurusu kabul edilerek yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmiş, kadın lehine faiziyle 25.000,00 TL manevi tazminata, aylık 750,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, çocuk için aylık 1000,00 TL iştirak nafakasına hükmedilmiş, diğer yönlerden ise istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Bu durumda İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davalı karşı davacı erkeğin Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı kusur belirlemesi yönünden temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı karşı davacı erkek vekilinin kusur belirlemesi yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacı karşı davacı kadın vekilinin tüm, davalı karşı davacı erkeğin reddedilen yön dışında temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı karşı davalı kadının tüm, davalı karşı davacı erkeğin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir. Toplanan delillerden kadının yargılama sırasında işe girdiği, tarafların gelirlerinin yakın olduğu, kadının boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılmaktadır. Bu durumda, 4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesi koşulları kadın yararına gerçekleşmemiştir. O halde davacı karşı davalı kadın yararına yoksulluk nafakası takdiri doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7083, K. 2025/8970, 20 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama