KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/7426 E., 2025/9066 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1812 E., 2024/415 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 4. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/623 E., 2021/452 K.
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından duruşma istemli olarak tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminatın miktarı yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise hükmün tamamı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı ... vekili Avukat ...... ile karşı taraf temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... ..... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Her ne kadar mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 162 inci maddesinde düzenlenen özel boşanma nedenine dayalı davanın yasal şartlarının oluştuğu kabul edilerek, Türk Medeni Kanunu'nun 162 inci maddesi uyarınca da boşanma hükmü kurulmuş ise de; davalı erkeğe yüklenen ve gerçeklenen kusurlu davranışların niteliği ve niceliği nazara alındığında, anılan maddede düzenlenen pek kötü muamele ve onur kırıcı davranışa dayalı davanın yasal koşulları oluşmamıştır. Hal böyle iken Türk Medeni Kanunu'nun 162 inci maddesine dayalı davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
3.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
4.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7426, K. 2025/9066, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama