KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/770 E., 2024/8025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/238 E., 2023/386 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 3. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/354 E., 2021/545 K.
Karar Metni
637 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı erkek vekili dava ve cevaba cevap dilekçelerinde özetle; İstanbul 8. Aile Mahkemesi'nin 2014/132 Esas 2015/192 Karar sayılı kararı ile boşanma davasının reddedildiğini, 15.06.2017 tarihinde ret kararının kesinleştiğini, davalı ile 10 yılı aşkın süredir bir araya gelmediklerini iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına karar verilemesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, erkeğin kusurlu olduğunu, engelli ortak çocuk ile ilgilenmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini, aylık 1.500,00 TL tedbir nafakasına, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde nafakanın yoksulluk nafakası olarak devamına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 8.Aile Mahkemesinin 2014/132 Esas sayılı terk nedeni ile açılan boşanma davasında davacı erkeğin kusurlu olması, davalı kadının eve dönmemekte haklı olması nedeni ile açılan davanın reddine karar verildiği, kararın 15.06.2017 tarihinde kesinleştiği, kadın tarafından Sivas 1.Aile Mahkemesinin 2017/273 Esas, 2018/91 Karar sayılı ilamı aylık 1250,00 TL tedbir nafakasına hükmedildiği,
kararın 25.09.2019 tarihinde kesinleştiği, tarafların 3 yıllık yasal süre içersinde bir araya gelmedikleri gerekçesi ile davanın kabulü ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, aylık 1.250,00 TL yoksulluk nafakasının erkekten alınarak kadına verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına süresinde davalı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün tamamı bakımından kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı erkeğin yerleşim yerinin İstanbul olması nedeni yetki itirazının ön inceleme duruşmasında reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, erkek tarafından İstanbul 8. Aile Mahkemesinde açılan terk nedeniyle boşanma davasının reddedildiği, ret kararının 15.06.2017 tarihinde kesinleştiği, erkek tarafından açılan boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşme tarihinden eldeki davanın açıldığı 10.07.2020 tarihine kadar geçen 3 yılı aşkın sürede tarafların bir araya gelmedikler gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kadın temyiz dilekçesinde özetle; hükmün tamamı bakımından bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; ortak hayatın yeniden kurulmaması hukuki sebebine dayalı açılan davada kanun'un aradığı şartların gerçekleşip gerçekleşmediği, davalının yetki itirazının reddinin isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 6 ncı,166 ncı maddesinin dördüncü.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kadın vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/770, K. 2024/8025, 31 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama