KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/8870 E., 2025/8469 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1350 E., 2024/1312 K.
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen davalı erkek vekili tarafından hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı kadın tarafından açılan boşanma ve ziynet alacağı davalarının yapılan yargılamasında; İlk Derece Mahkemesince boşanma davasının kabulü ile boşanma ve boşanmanın fer'ilerine, ziynet alacağı davasının feragat sebebiyle reddine karar verilmiş, davalı erkek vekili tarafından boşanma davası yönünden hükmün tamamı istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı erkek vekili tarafından hükmün tamamı yönünden temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Davanın geri alınması" başlıklı 123 üncü maddesinde "Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/10 md.) Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir" hükmü düzenlenmiştir.
Yapılan incelemede; dosyanın temyiz aşamasında hüküm henüz kesinleşmeden, davacı kadın vekili tarafından 05.09.2025 tarihinde Uyap üzerinden "davayı geri alıyoruz" beyanı ile sunduğu dilekçe ile davayı geri aldıklarını beyan ettiği, davalı erkeğin ise 05.09.2025 tarihli dilekçesi ile "davayı geri almaya muvafakat ediyorum" beyanı ile davayı geri almaya muvafakat ettiği anlaşılmakla, açıklanan kanuni düzenleme gereğince bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/8870, K. 2025/8469, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama