KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/9206 E., 2025/6179 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1995 E., 2024/2107 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 12. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/396 E., 2023/417 K.
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından davanın kabulü, kusur belirlemesi, nafaka, maddî-manevî tazminat miktarı yönünden; davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, nafaka, maddî-manevî tazminat miktarı ve nafakanın artış oranı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince erkeğe kusur olarak yüklenen "eşine tecavüz ettiği" vakıasının ispatlanamadığı,
ispatlanamayan vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, erkek eşe kadın tarafından isnat edilen ve ispatlanan vakıanın ''cinsel şiddet'' olarak erkeğe kusur olarak eklenmesi gerektiğinin, yine de kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı kadın vekilinin manevî tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 4. maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. ve 51. maddesi hükümlerinde düzenlenen hakkaniyet kuralları ile TMK'nin 174. maddesi nazara alınarak daha uygun miktarda manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9206, K. 2025/6179, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama