KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/1024 E., 2025/8144 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2837 E., 2024/2799 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Mersin 1. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/4 E., 2022/29 K.
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından kadın lehine hükmedilen tazminatlar ile iştirak nafakasının miktarı yönünden; davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından ise kadının boşanma davasının kabulü, erkeğin kendi davasının reddi, kusur belirlemesi, kadın yararına verilen maddi manevi tazminatlar, velayet, tedbir ve iştirak nafakası ile ortak konutun kadına tahsisi yönünden temyiz edilmekle;
kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı- karşı davacı erkeğin tüm, davacı- karşı davalı kadının aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında, kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1024, K. 2025/8144, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama