KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/1089 E., 2025/8315 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1783 E., 2024/1653 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı tarafından reddedilen davası yönünden; davalı- karşı davacı tarafından ise reddedilen davası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı erkek vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı-karşı davacı kadının vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince davacı-karşı davalı erkeğin kadının kusurlu davranışlarını ispat edemediği, davalı-karşı davacı kadının ise taraflar arasında daha önceden görülen boşanma davasından feragat ederek bu davada ileri sürdüğü vakıaları affettiği, iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir.
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince davalı-karşı davacı kadının, erkeğin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlarından haberdar olup bu eylemini de affettiği ve feragat beyanından sonra erkeğin başka bir kadınla birlikteliğinin devam ettiğini ispat edemediği, soyut ve duyuma dayalı tanık beyanları dışında af olgusundan sonra erkeğin sadakat yükümlülüğüne aykırı eyleminin devam ettiğine ilişkin somut delil sunulmadığı gerekçesiyle kadının davasının reddine karar verilmiş ise de; dosyanın yapılan incelemesi,
toplanan deliller ve tanık beyanlarından davacı-karşı davalı erkeğin, 27.12.2022 tarihli duruşmada dinlenen tanığı ortak çocuk ..., 2019 yılında erkeğin başka bir kadınla gayrıresmi birliktelik yaşamaya başladığını, davalı-karşı davacı kadının bunu öğrenince önceki boşanma davasından feragat ettiğini ancak erkeğin bu birlikteliğinin halen devam ettiğini, erkeğin birlikte olduğu kadının ceza evinde erkeği ziyarete gittiğini beyan etmiştir.
Erkek vekilince sunulan ve hem asıl hem de karşı davada delil olarak kabul edilmesini istediği 18.04.2022 tarihli delil dilekçesi de dikkate alındığında erkeğin sadakatsizliğinin taraflar arasında görülen ilk boşanma davasındaki kadının feragatinden sonra da devam ettiği sabittir. Böylece taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak ve evliliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte davacı-karşı davalı erkekten kaynaklanan bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.
Davalı-karşı davacı kadın boşanma davası açmakta haklıdır. O halde kadının boşanma davasının kabulü gerekirken hatalı değerlendirme ve yetersiz gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1089, K. 2025/8315, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama