KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/1195 E., 2025/7898 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1603 E., 2024/1760 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Büyükçekmece 4. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/62 E., 2022/1092 K.
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat, velâyet ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun yüksek yararı, yaşı ile anne ve babalık duygusunun tatmini ve infaz edilebilir nitelikte olması hususları birlikte değerlendirilerek çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir. Çocuk anne ve babası ile düzenli kişisel ilişki kurma ve bu ilişkiyi sürdürme hakkına sahiptir. Anne ve babası ayrı olan çocuğun ebeveynleriyle düzenli kişisel ilişki kurması ve bu ilişkiyi sürdürmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, anne ve baba için de haktır. Kişisel ilişki sadece çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde kısıtlanabilir veya kaldırılabilir.
İlk Derece Mahkemesince velayetleri davacı annelerine verilen ortak çocuklar .. doğumlu .., .. doğumlu .. ve .. doğumlu İkra ile davalı babaları arasında her hafta Pazar günleri saat 10.00 ile saat 18.00 arasında kurulan kişisel ilişki düzenlemesinin, ortak çocukların yaşı ile eğitim çağında olmaları dikkate alındığında çocukların yüksek yararına uygun olmadığı gibi annenin velâyet görevini gereğince yerine getirmesine de engel teşkil edebilecek nitelikte olduğu, ayrıca babalık duygularının tatmini açısından da davalı baba ile ortak çocuklar arasında babalar gününde de kişisel ilişki tesis edilmesi gerektiği gözetilerek, daha uygun sürelerde kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1195, K. 2025/7898, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama