KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/1426 E., 2025/8864 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1528 E., 2024/1807 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 6. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/44 E., 2022/811 K.
Karar Metni
665 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı karşı davalı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat ve nafakalar, iştirak nafakasının miktarı ile kişisel ilişki yönünden; davalı karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi ve reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflarca karşılıklı açılan evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince, erkeğin, pandemi döneminde kadının kendi çocuğu ile birlikte İzmir'e ailesinin yanına gitmesine engel olarak seyahat etme özgürlüğünü kısıtladığı, kadının annesinin de erkeğe "yarın kızım gelecek, gelmezse ben oraya geleceğim, onu ayağından vuracağım" şeklinde sözler söylediği, yine erkeğin kendisinin de İzmir'e gelme isteğine karşılık kadının da "gelme, gelirsen haneye tecavüz olur, gelirsen seni topuğundan vurdururum" şeklinde tehdit ederek fiziksel şiddet uyguladığı,
ayrıca her iki tarafın ortak çocuğun bakımı konusunda birbirlerinin görüşüne saygı duymadıkları, bu suretle tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki boşanma davasının kabulüne, tarafların tazminat taleplerinin ve kadının nafaka talebinin reddine, velayetin anneye tevdiine karar verilmiştir.
Her iki tarafın istinaf kanun yoluna başvurması neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamında tarafların çocuğun bakımı konusunda birbirlerine saygı duymadıkları hususunun ispatlanmadığı; kadının annesinin evlilik birliğine müdahil olan tehdit içerikli sözlerinin kadın eşin yanında söylendiğinin de ispatlanmadığı gibi erkek eş tarafından usulünce dayanılmayan fiziksel şiddet kusurunun kadın eşe yüklenmesinin doğru olmadığı, buna karşılık erkeğin süreklilik arz edecek şekilde balkonda vakit geçirdiği, arabanın satış bedelini soran eşine "Sana mı danışacağım.
Para benim param", sen ne biçim kadınsın ikinci çocuğu doğuramadın" diyerek aşağıladığı ve hakaret ettiği, kadın eşi İzmir'e ailesinin yanına göndermek istemediği, ailesinin evlilik birliğine müdahil söz ve davranışlarına sessiz kaldığı, kadın eşin de erkek eş için "Şuna bak dedem gibi yaşlı" dediği,
eşinden boşanacağını söyleyerek küfür ve hakaret ettiği, eşinin İzmir'e onunla birlikte gelmesine karşı çıktığı, gelmemesi için tehdit ettiği, sonuç itibariyle eşit kusurlu oldukları belirtilerek tarafların kusur tespitine yönelik istinaf taleplerinin dayanılan ve ispat edilen vakıalar yönünden hükmün gerekçesi düzeltilerek eşit kusurlu olmaları nedeniyle reddine, diğer istinaf taleplerinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararının, usul ve esas yönünden hukuken uygun olduğu kanısına ulaşırsa, istinaf başvurusunun yani istinaf talebinin esastan reddine karar vermektedir (HMK md. 353/1-b, 1).
Buna karşılık Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesinin kararında, usul veya esas yönünden hukuka aykırılıklar tespit edecek olursa, bu durumda vereceği kararlar bağlamında değişik olasılıklar işlerlik kazanır.
Bölge Adliye Mahkemesi, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında bir karar verir (HMK md. 353/1-b, 2).
Yine Bölge Adliye Mahkemesi yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında bir karar verir (HMK md. 353/1-b, 3).
Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme neticesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara kusur olarak yüklenen vakaları değiştirmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve bu şekilde hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince kusur tespiti yönünden bir düzeltme yapılacak ise, başvurunun kabul edilerek yeniden esas hakkında hüküm tesisi gerekirken, hem kusurlu vakıaların değiştirilip hem de hüküm fıkrasında başvuruların esastan reddine karar verilmek suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılması bozma sebebi olup hükmün münhasıran bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1426, K. 2025/8864, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama