KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/1588 E., 2025/6731 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1961 E., 2025/62 K.
- Sayısı
- 2020/343 E., 2021/662 K.
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekilince dava dilekçesinde davacının 1992 yılında koruma altına alındığı ve hangi tarihlerde ayrıldığının tespit edilmesi talep edilmiş, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile davacının on sekiz yaşını doldurana kadar devlet koruması altında olduğunun tespitine karar verilmiş, kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın yapılan incelemesinde davacının 28.09.1992 tarihinde Ağrı Asliye Hukuk Mahkemesince 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu`nun 22. maddesine göre korunma altına alındığı ancak ... Valiliği ...
Çocuk Destek Merkezi Müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre davacı hakkında yurda giriş çıkışı ile alakalı kütük defteri ve yoklama defterinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı sadece tanık .... `nin davacı ile 1996 yılına kadar aynı yurtta kaldığını beyan ettiği tespit edilmiştir.
Davacı hakkında alınmış bir korunma kararının olduğu ancak davacının kuruma giriş kaydının olmadığı gelen belgelerden anlaşıldığına göre Mahkemece kuruma ve ilgili yerlere tekrar yazı yazılarak davacının yurda girişinin olup olmadığının ayrıntılı şekilde sorulması, dinlenen tanık.... hakkında bir korunma kararı olup olmadığı, kurumda kalıp kalmadığının sorulması, davacıya da kurumda kalıp tanıklık yapabilecekleri kişileri tanık olarak bildirme ve dinletme imkanı tanınması gerekirken bu eksik hususlar tamamlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1588, K. 2025/6731, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama