KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/1597 E., 2025/8717 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/430 E., 2024/830 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Patnos 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/482 E., 2023/309 K.
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- karşı davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, kadının reddedilen tazminat ve yoksulluk nafakası talebi yönünden; davacı- karşı davalı erkek vekili tarafından ise katılma yoluyla kusur belirlemesi ve velâyet yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Boşanma yönünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşulu ile geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.
İlk Derece Mahkemesince her ne kadar tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında davalı karşı davacı kadının boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği gerekçesiyle yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiş ve bu yöne ilişkin kadın vekilinin istinaf başvurusu da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş ise de dosya kapsamındaki SGK kayıtlarından zaman zaman işe giriş çıkışları bulunan kadının düzenli ve sürekli bir çalışmasının olmadığı görülmektedir.
Bu durumda kadının asgari ücret düzeyindeki gelirinin somut olay açısından kadını yoksulluktan kurtarmayacağı ve kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında kadın yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki "hakkaniyet ilkesi" de dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesi gereğince uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde isteğin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1597, K. 2025/8717, 14 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama