KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/2088 E., 2025/9316 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1833 E., 2024/1896 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 28. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/398 E., 2023/545 K.
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, davanın kabulü, kadın lehine yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi ile miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkeğin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 176 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince yoksulluk nafakasının, toptan veya durumun gereklerine göre aylık irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, kusurun niteliği, evliliğin süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve isteklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır.
Somut olayda tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evlilik süresi, ortak çocuklarının bulunmayışı, kadının yaşı, çalışmaya engel halinin olmaması, yeniden evlenebilme şansı ile hakkaniyet ilkesi gereğince kadın yararına bir defaya mahsus olmak üzere toptan yoksulluk nafakası verilmesi hususu değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/2088, K. 2025/9316, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama