KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/2256 E., 2025/10232 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1510 E., 2025/63 K.
- Dava türü
- Bağımsız Tedbir - Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 18. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/289 E., 2024/499 K.
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından birleşen davanın kabulü, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası talebinin reddi, birleşen davada hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılması ve asıl davada tedbir nafakası yönünden verilen kabul kararı ile birleşen davada yoksulluk nafakasının reddi hükmünün çelişkili olması ve maddî-manevî tazminatların miktarı yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi ve aleyhine hükmedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle;
kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı-davalı kadın vekilinin tüm, davalı-davacı erkek vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı-davalı kadın tarafından açılan bağımsız tedbir nafakası davası ile davalı-davacı erkek tarafından açılan boşanma davasının birleşen yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince kadının asıl davasının kısmen kabulüne, erkeğin birleşen boşanma davasının kabulüyle tarafların 5721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine, ortak çocuk ile baba arasında kişisel ilişki kurulmasına, çocuk yararına aylık 10.000,00 TL iştirak nafakası ile kadın yararına 200.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Karar taraf vekillerince yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir.
Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olması yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte olması gerekir (TMK md. 174/2). Boşanmaya sebep olan olaylar bu nitelikte değilse manevi tazminata hükmedilemez.
Her ne kadar davalı-davacı erkeğe "ailesinin eşini istemediği, soğuk davrandığı" kusuru yüklenmiş ise de dosyanın yapılan incelemesinden bu kusura ilişkin tanık beyanlarının yer ve zaman içermeyen soyut beyanlardan ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Bu vakıa erkeğe kusur olarak yüklenemez.
O halde davalı-davacı erkeğin "evin geçimi ile yeteri kadar ilgilenmediği ve kendi aile fertlerine maddi yardımda bulunarak evi ihmal ettiği" kusurları dışında bir kusurunun varlığı ispat edilememiştir. Bu hale göre de boşanmaya sebep olan olaylarda erkek ağır kusurlu ise de davalı-davacı erkeğin boşanmaya neden olan bu kusurlu davranışları kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir.
Öyleyse, davacı-davalı kadının manevi tazminat talebinin reddi gerekirken hatalı değerlendirme ve kusur tespiti ile kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/2256, K. 2025/10232, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama