KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/293 E., 2025/7430 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2099 E., 2024/2795 K.
- İlk derece mahkemesi
- Adana 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/255 E., 2021/910 K.
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın vekili tarafından reddine karar verilen karşı boşanma davası, reddedilen tazminatlar ve kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmiş olmakla, yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflarca evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı olarak karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda; İlk Derece Mahkemesince davalı-davacı kadının davasının reddine, davacı-davalı erkeğin davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlere karar verilmiş; bu karar davalı-davacı kadın vekili tarafından her iki boşanma davası yönünden istinaf edilmiş olup istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince kadının istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile davacı-davalı erkeğin boşanma davasının da reddine, sair istinaf itirazlarının ise reddine karar verilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, kadının delil olarak dosyaya sunduğu davacı-davalı erkeğe ait .. görüşmelerinin ne şekilde elde edildiği kanıtlanamadığından, bu delilin hukuka uygun delil olup olmadığı denetlenememiş olup bu delilin hükme esas alınmaması isabetli ise de; özellikle tanık beyanlarından; davacı-davalı erkeğin, davalı-davacı kadına fiziksel şiddet uyguladığı anlaşıldığından, kadın tarafından dayanılan ve ispatlanan bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenmesi gerekir.
Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte davacı-davalı erkekten kaynaklanan bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında kadın dava açmakta haklıdır.
Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık mümkün görülmemesine göre kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilecek yerde hatalı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/293, K. 2025/7430, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama