KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/3434 E., 2025/10702 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1616 E., 2024/1532 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma ve Ziynet Alacağı
- İlk derece mahkemesi
- Tekirdağ 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/150 E., 2022/238 K.
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü ile tazminatların miktarı yönünden, davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadının kabul edilen davası, velayet, kişisel ilişki, nafakalar, tazminatlar, reddedilen tazminat talepleri ve kısmen kabul edilen ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Davalı-davacı erkek vekilinin kısmen kabul edilen ziynet alacağı davası yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davalı-davacı erkeğin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraf vekillerinin boşanma davalarının kabulü ve fer'ileri yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde;
Dava, taraflarca karşılıklı olarak açılan evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davası olup İlk Derece Mahkemesince her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesinin bu kararı, davacı- davalı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, velayet, nafaka ve tazminat miktarları yönünden, davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, velayet, tazminat taleplerinin reddi yönünden istinaf edilmiştir.
İstinaf talebinde bulunan davacı-davalı kadın vekili tarafından verilen istinaf dilekçesinde, erkeğin davasının kabulü ile ilgili itirazda bulunulduğu, ne var ki davacı-davalı kadın vekilinin bu talebinin Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi dışında bırakılarak incelenmediği gibi istinaf edilmediği gerekçesiyle erkeğin davasının kesinleştiğininde belirtildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesine göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Ayrıca 6100 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre hükmün sonuç kısmında her bir talep hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı ve taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
O halde, davacı-davalı kadın vekilinin erkeğin davasının kabulüne yönelik istinaf talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, istinaf sınırlamasının hatalı yapılması ve bu hatalı sınırlandırmaya göre davacı-davalı kadın vekilinin erkeğin davasının kabulüne yönelik istinaf talebinin incelenmemesi ve istinaf edilmediği gerekçesiyle erkeğin davasının kesinleştiğininde belirtilmesi doğru olmayıp kararın münhasıran bu sebepten bozulması gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/3434, K. 2025/10702, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama