KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/3654 E., 2025/10574 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2986 E., 2025/488 K.
- Dava türü
- Aile Konutu Olduğunun Tespiti
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 10. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/660 E., 2023/551 K.
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından davalı ... Yönünden verilen husumet nedeniyle ret kararı, taraf teşkilinin hukuki sonuçlarından davacının sorumlu tutulması ve aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Hukuki yarar dava şartı olduğundan kamu düzenine ilişkin olup temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re'sen yapılan incelemede;
Davacı vekili tarafından taşınmazın aile konutu olduğunun tespiti talepli açılan dava neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüyle dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunun tespitine karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bu davalı yönünden kaldırılarak, davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine ve davalı ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir.
Bir davada, hukuki yarar ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin, yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olarak yargılama yapılmasına yarar sağlayacağı, her türlü duraksamadan uzaktır. Davacının hukuki ilişkinin derhal tespitinde menfaatinin (hukuki yararının) varlığı için öncelikle, davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel (halihazır) ve ciddi bir tehlike ile tehdit edilmelidir.
Somut olayda; davacı kadın tarafından, aile konutu olduğunun tespiti talep edilen taşınmazda davacı kadın ile davalılardan Kemal'in kira sözleşmesi ile oturdukları, davalı ...'in dava konusu taşınmazın maliki olmadığı, davacının 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki korumadan ancak davalı eşin dava konusu taşınmazın mülkiyetine sahip olması durumunda faydalanabileceği;
yine kira sözleşmesi ile oturulan ev için kiralayana tek taraflı bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı olunabileceği, davacının bu hakkını kullanarak kira sözleşmesinin tarafı haline geldiği ve kiralanan taşınmazın aile konutu olduğu yönünde eşler arasında çekişme bulunmadığı, bu durumda davacının davalı eşe karşı dava açmakta hukuki yararının olmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, davalı ...'e karşı açılan aile konutunun tespiti davası yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/3654, K. 2025/10574, 3 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama