KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/4003 E., 2025/11016 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1087 E., 2025/450 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Boyabat 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/42 E., 2024/722 K.
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, kısıtlı ortak çocuk için hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılması, kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı erkek tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davalı kadın vekili tarafından yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince davalı kadına izafe edilebilecek bir kusurun ispatlanamaması nedeniyle davacının davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de; dosyanın yapılan incelemesi, toplanan deliller ve tanık beyanlarından, davacı erkeğin köye ev yapıp orada yaşamaya başlamasından sonra ailesi ve eviyle maddi olarak ilgilenmediği ve evi satmakla kadını tehdit ettiği kusurları sabit olup tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan sebeple davanın reddine dair verilen karar sonucu itibarıyla doğru olduğundan ve bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden sonucu itibariyle doğru bulunan İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü gereğidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/4003, K. 2025/11016, 10 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama