KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/497 E., 2025/7250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1396 E., 2024/1700 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Çerkezköy 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/861 E., 2022/890 K.
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, velâyet, reddedilen manevî tazminat talebi, aleyhine hükmedilen iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminatlar ile miktarları yönünden, davalı-davacı kadın vekili tarafından ise; kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, lehine takdir edilen yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminat ile iştirak nafakasının miktarları yönünden temyiz edilmekle;
kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle, ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eşin terk etmiş sayılacağının anlaşılmasına göre tarafların temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince ortak çocuk ile baba arasında kurulan kişisel ilişkinin, ortak çocuk yedi yaşına gelene kadar "yatısız", yedi yaşını doldurmasından sonra ise "yatılı" olacak şekilde tesisine karar verilmesine rağmen, yatılı kurulan kişisel ilişki yönünden belirlenen saatler dikkate alındığında kişisel ilişkinin yatılı kurulmasının mümkün olmadığı ve bu yönüyle infazda tereddüt yaratacağından bu şekilde kişisel ilişki yerinde olmadığı gibi hükümde yedi yaşına gelene kadar ve yedi yaşını doldurmasında sonra şeklinde ikili ayrım yapılarak kurulan kişisel ilişkide yerinde değildir.
Bu halde çocuğun üstün yararı da dikkate alınarak daha uygun sürelerde yatılı kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde kişisel ilişki kurulması usul ve kanuna aykırı olup ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/497, K. 2025/7250, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama