KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/5669 E., 2026/59 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2026
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/181 E., 2025/269 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma - Mehir Alacağı
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 8. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/270 E., 2023/667 K.
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminatlar ile miktarları, erkeğin reddedilen maddî ve manevî tazminat istemi ile mehir alacağı davasının kabulü yönünden; davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından ise lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı -karşı davacı kadın vekilinin tüm, davacı- karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığı, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı- karşı davacı kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat çoktur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5669, K. 2026/59, 12 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama