KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/567 E., 2025/7644 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/829 E., 2024/1352 K.
- İlk derece mahkemesi
- Elazığ 1. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/288 E., 2023/500 K.
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar, velâyet ve kişisel ilişki yönünden; davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince erkeğe "birlikte yaşamaktan kaçındığı" vakıası kusur olarak yüklenmişse de dosya kapsamından bu vakıanın ispatlanmadığının ve ispatlanmayan vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, ancak yine de boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının anlaşılmış bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/567, K. 2025/7644, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama