KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/883 E., 2025/7546 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2426 E., 2024/1949 K.
- Dava türü
- Ziynet Alacağı
- İlk derece mahkemesi
- Bergama 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/52 E., 2022/171 K.
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından reddedilen ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı kadın vekili tarafından ziynet alacağı talepli dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kadının ziynet alacağı davasının ispat edilemediğinden bahisle reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, "...dosya kapsamı itibariyle dinlenen bir kısım tanıkların davacıya takılan altınların ne şekilde kullandıklarını ve ne kadar takıldığını bilmediklerini beyan ettikleri, bir kısım tanıkların takılan altınlarla eşya borcunun ödendiğini, diğer davacı tanığı ..'nun ise davalının ev alacağını söyleyerek altınları aldığını davacı kızı ve eşinin kendisine söylediğini beyan ettiği.
Ümraniye 1. Aile Mahkemesi'nin 2010/730 Esas, 2012/531 Karar sayılı dosyasında dinlenen tanık beyanlarının tetkikinde ise davacı tanığı ..'nun davalının kızının altınlarını aldığı, müşterek ev aldıkları onu da davalının sattığını beyan ettiği, diğer tanık ..'nun davalının kızının altınlarını istediğini vermeyince darp ettiğini, davacının altınları da alarak babasının evine geldiğini, daha sonra davalının gelerek ev alacaklarını söylediğini bu nedenle davacı ile davalının ..'a birlikte gittiklerini, davalının ..'dan ev ..'den arsa satın aldığını, daha sonra davacıyı aldattığını, davalının daha sonra ev ve arsayı,
kızının altınlarını sattığını beyan ettiği, diğer tanıkların ise ziynet eşyaları hakkında bir beyanının bulunmadığı; ispat yükünün davacı tarafta olduğu, ziynet eşyalarının ne kadar olduğuna dair davacı tanığı ... beyanı dışında belirlenebilir beyanda bulunulmadığı, bununla birlikte dinlenen davacı tanık anlatımlarından bir kısmının eşya borcu için altınların ödendiği,
bir kısmı tarafından ise ziynet eşyalarının ev alımında kullanıldığının beyan edildiği ve dolayısıyla anılan talebin açılacak olan katılma alacağı davasında gündeme getirilebileceğinden ayrıca ziynet alacağı davasında gündeme getirilemeyeceği, ziynet eşyalarının miktarı ve davalıda kaldığı yönündeki iddiasını ispatla yükümlü olan davacının verilen kesin süre içerisinde yemin metni de sunmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de;
yapılan yargılama ve toplanan deliller ve özellikle tanık anlatımları ile boşanma davasında ziynet eşyalarına ilişkin vaka yönünden kesinleşmiş mahkeme hükmü dikkate alındığında, varlığı kanıtlanan; erkek tarafından alındığı ve geri verilmediği ispat edilen ziynet eşyalarına ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yetersiz ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/883, K. 2025/7546, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama