KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/903 E., 2025/10044 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1049 E., 2024/1717 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı
- İlk derece mahkemesi
- Gümüşhane Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/664 E., 2024/268 K.
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından yoksulluk nafakasının reddi, kişisel ilişki, iştirak nafakası miktarı ve ziynet alacağı miktarı yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından asıl davanın kabulü, birleşen davanın reddi, ziynet alacağı davasının kabulü, kusur belirlemesi, manevî tazminat, nafakalar ve velâyet yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı davalı kadın, dava dilekçesinde belirttiği ziynet eşyalarının aynen iadesini, mümkün olmadığı taktirde ise bedelini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince ziynet alacağı davasının reddine karar verilmiş, tarafların istinaf etmesi üzerine yapılan incelemede Bölge Adliye Mahkemesince davacı- davalı kadının ziynet alacağı davasının kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm incelendiğinde ziynet eşyalarının ayar ve gramlarının ne olduğu Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde hükümde açıkça belirtilmediği anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesinde; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Kanunun 298/2. Maddesinde de, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu düzenlemeye göre; dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir.
Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup hükmün münhasıran bu sebepten bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/903, K. 2025/10044, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama